Anasayfa Kategori Bloğu

Kategori Bloğu Örneği (SSS/Genel kategorisi)
AŞI İLE İLGİLİ SORULAR VE CEVAPLARI PDF Yazdır E-posta
Yazar Yücel ARAÇ   
Salı, 15 Aralık 2009 21:05

BURAYA TIKLAYARAK SORULARIN CEVAPLARINI

SAĞLIK BAKANLIĞININ SİTESİNDEN ÖĞRENEBİLİRSİNİZ.

Salı, 15 Aralık 2009 21:05 tarihinde güncellendi
 
H1N1 GRİBİNİN DİĞER GRİPLERDEN FARKLARI PDF Yazdır E-posta
Yazar Yücel ARAÇ   
Salı, 01 Aralık 2009 23:34

{jcomments on}
 
İşte Gripten Korunmanın Formülü PDF Yazdır E-posta
Yazar Yücel ARAÇ   
Pazartesi, 23 Kasım 2009 00:27

İşte gripten korunmanın formülü

Sağlık Bakanlığı, grip ve soğuk algınlığından korunmak için bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

 
 
 

Bunun için dört besin grubunda bulunan çeşitli besinlerin en az 3 ana ve 3 ara öğünde yeterli miktarlarda alınması gerekiyor. İmkanlar dahilinde her gün mevsiminde bol meyve ve sebze tüketilmesi öneriliyor. Kış aylarında vücut direncini artırmak ve vücuda yeterli miktarda vitamin ve mineral alınmasını sağlamak için sebze ve meyve çeşitlerinden yararlanılması gerekiyor. Savunma sistemini güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin, havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma, greyfurt gibi meyvelerin tüketimi önem taşıyor.

Bakanlığın diğer önerileri şöyle:

"Gerek C vitamini ihtiyacının karşılanmasında gerekse de sıvı alımına katkı sağlaması açısından taze sıkılmış meyve sularının tüketilmesi de önem taşımaktadır. Meyve sularının tüketiminde önemli olan sıkıldıktan hemen sonra tüketilmesidir. Çünkü meyve suyunun bekletilmesi C vitamininin azalmasına neden olmaktadır.

E vitamini de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı vücut direncini arttırmakta, A vitamininin okside olmasını da engellemektedir. E vitaminin iyi kaynakları olan; yeşil yapraklı sebzeler, fındık ceviz gibi yağlı tohumlar ve kuru baklagillerin yeterli miktarlarda tüketilmesi önemlidir.

Kış aylarında mahrum kalınan güneş ışınları, vücudun D vitamini gereksiniminin karşılanamamasını neden olmaktadır. Kemik ve diş sağlığı açısından önemli olan D vitamini, güneş ışınlarıyla deri tarafından üretilen bir vitamindir ve besinlerde pek fazla bulunmaz. D vitamininin yanı sıra balık, beyin fonksiyonlarının gelişimi için gerekli çoklu doymamış yağ asitleri (omega 3), kalsiyum, fosfor, selenyum ve iyot mineralleri ile E vitamini için de iyi bir kaynaktır. Bu nedenle kış aylarında imkanlar dahilinde haftada 2-3 kez yenilmesi önerilmektedir.

Kış aylarında genellikle meydana gelen beslenme alışkanlıklarının başında, daha yağlı yiyecekleri tüketmeye olan eğilimdir. Yağ tüketimine özellikle dikkat edilmeli, katı margarin ve tereyağından kaçınılmalı, yoğun yağlı etlerden uzaklaşılmalıdır.

Kış aylarında vücut ağırlığı kontrolünün sağlamasında; basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli besinler yerine kepekli ekmek, makarna, bulgur gibi tam tahıl ürünlerinin tüketilmesine özen gösterilmesi, enerjisi yüksek hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar, meyve tatlılarının tercih edilmesi, hareketsizlik nedeniyle artan sindirim problemlerinin önlenmesinde posa içeriği yüksek kuru baklagillerin tüketilmesi (haftada 2-3 kez) ve düzenli fiziksel aktivite yapılması önemlidir.

Genellikle kış aylarında özellikle çocukların sevdiği sebzeler azdır. Çocuklara pırasa, kereviz, ıspanak gibi kış sebzelerini zorlayıcı tavırlar ile yemek yemelerini sağlamak birçok anne için problemdir. Bu nedenle ısrar etmek yerine bu sebzeleri değişik şekillerde sunmak belki de daha faydalı olacaktır. Örneğin; kereviz yemeğini sevmeyen çocuğunuza, bu sebzeyi rendeleyerek, yoğurda karıştırmak, içine bir miktarda ceviz ekleyerek çocuğa sunmak, aynı şekilde ıspanak yemeğini sevmeyen çocuklara, ıspanağı bir iç olarak kullanarak; börek, poğaça ya da krep yapılması ve çocukların bu besinleri tüketmeleri sağlanmalıdır.

Vücut ısısını dengede tutabilmek için bol sıvı alımı gerekmektedir. Yeterli sıvı alımı vücutta oluşan toksinlerin (zararlı öğeler) atılması, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesinde son derece önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle, her gün en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında ıhlamur, adaçayı, kuşburnu çayı, açık çay gibi içecekler tercih edilmelidir."


 

 
GRİP İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRİCİ VİDEOLAR PDF Yazdır E-posta
Yazar Yücel ARAÇ   
Cuma, 13 Kasım 2009 01:13
Pazartesi, 14 Aralık 2009 11:35 tarihinde güncellendi
 
DOMUZ GRİBİ SUNUSU PDF Yazdır E-posta
Yazar Yücel ARAÇ   
Cuma, 13 Kasım 2009 01:08

Domuz Gribi hakkında bilgilenmek için sunuyu bilgisayarınıza indiriniz.

Sunuyu indirmek için buraya tıklayınız.

 
Daha Fazla İçerik...
« BaşlangıçÖnceki12SonrakiSon »

Sayfa 1 - 2

Ana Sayfa----------Siteden kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.