TUTUM, YATIRIM VE TÜRK MALLARI HAFTASINI KUTLADIK.
Her yıl 12–18 Aralık tarihleri arasında kutlanan Tutum Yatırım ve Türk Malları haftasını bir gün gecikmeyle de olsa kutladık.
Hayat Bilgisi dersinde öğretmenimiz tutumlu olmanın ve Yerli malı kullanmanın ülkemiz için ne kadar önemli olduğunu anlattı.
Üretilen ürünlerin barkotlarına dikkat etmemiz gerektiğini, barkotları 869 ile başlayan ürünlerin Türkiye’de üretildiğini söyledi.
Bu ürünleri tercih edersek ülkemizin daha da gelişeceğini belirtti.
Beslenme saatimizde başladığımız etkinliğimize okulumuzdaki öğretmenlerimizi de davet ettik.
Onlar da etkinliğimize katıldılar.
Annelerimizin, ablalarımızın yaptığı pastalar, börekler, kekler, sardıkları dolmalar gerçekten görülmeye değerdi.
“Yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı.”
Bunu öğrendik.
Bizler için zahmet edip çok güzel pastalar, poğaçalar, kekler yapan, dolmalar saran annelerimize ve ablalarımıza çok teşekkür ediyor,
herkesin ürün alırken yerli malı almasını tavsiye ediyoruz.
KAR SEVİNCİ
Gebze'de bu gece başlayan kar yağışı sabah saatlerinde aralıklarla devam etti.
Öğleden sonra ise lapa lapa kar yağdı.
Teneffüste bunu fırsat bilen öğrencilerimiz soluğu okul bahçesinde aldılar.
Öğrencilerimizin yaşadığı kar sevinci kısa sürdü.
Kimisi, sağdan soldan topladığı karlarla kar topu yapmaya çalıştı.
Kimisi, havadaki kar tanelerini ağzı ile yakalamak için uğraştı.
Kimileri kar altında hopladı, zıpladı.
Üşüdüğüne ise, aldıran yoktu:)
Lakin içeri zili çaldı...
Resimler için tıklayınız.
Haber Düzenleme:
25.12.2008 Perşembe
8 Ocak 2009 Günü Türkçe dersinde yaptığımız dikte çalışmasından güzel örnekler... NOT: Hatalar düzeltilmemiştir. Emrullah KARABULUT Emir ÖNAL Şevval GÜLDÜ Eray EKİNCİ Eren BALTA Ravza Mutahhara TOY Ayça TUNBUL İrem KURU Abdulsamet ÇEÇEN Esra OKUR
OKULUMUZDA "GAZZE'YE YARDIM KAMPANYASI" DÜZENLENDİ.
Tüm dünyanın gözü önünde yaşanan bir soykırım var.
Gazzeli kardeşlerimizin üzerlerine bombalar yağdırılıyor.
Minicik yavrular, daha hayatlarının başında dünyaya gözlerini yumuyor.
İsrail’in yaptığı bu vahşet sonucunda şu ana kadar yaklaşık 1300'den fazla müslüman şehit oldu. 5300'den fazla insan yaralandı. Ölenlerin en az 430'u çocuk...108'i kadın... Gazzeliler evsiz kaldılar, aç kaldılar. Bir dilim ekmeğe dahi muhtaç durumdalar.
Onları Dünya’da en iyi anlayacak millet, biz idik. Çünkü Kurtuluş Savaşı sırasında bu durumu en acı koşullarıyla bizim milletimiz de yaşadı.
Bir şeyler yapmalıydık, okul olarak. Ve yaptık… Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen Gazze’ye Yardım Kampanyası'na katıldık. 1 TL’ye öğrencilerimiz tarafından satın alınan kalemlerin geliri olan 895 TL Gazze’ye Yardım Hesabına yatırıldı. Böyle anlamlı bir kampanyaya destek vermenin sevinci öğrencilerimizin gözlerinden okunuyordu.
Kampanyaya katılan tüm veli,öğretmen ve öğrencilerimize çok teşekkür eder,
Dünya’da savaşların değil barışın hâkim olmasını dileriz.
Resimleri büyütmek için üzerlerine tıklayınız.
Resimleri büyütmek için üzerlerine tıklayınız.
KARNE HEYECANI
2008–2009 Eğitim-Öğretim Yılının I.dönemi 23.01.2009 Cuma günü sona erdi. I.Dönemin kapanış töreni okulumuzda yapıldı. İlçe Kaymakamımız Sayın Salih KARABULUT, İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Aydın CEYLAN, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Sayın Süleyman YILDIRIM, İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Sayın Burak DEMİREL ve Teftiş Grup Başkanı Sayın Tuncer KARAKAYA'nın katıldığı tören saat 11.00’da başladı. Konuklarımız anasınıfı ve 8. sınıf öğrencilerimize karnelerini takdim ettiler. Öğretmenlerimizle sohbet ettiler. Anasınıfı öğrencilerimizin söylediği şarkıları dinlediler. Konuklarımıza ikramda bulunulmasının ardından, tören saat 12.00’da sona erdi.
*** Öğlenci öğrencilerimiz ise son derste karnelerini aldılar. Bir dönemin emeğinin yansıdığı karnelerde dönem içinde derslerine daha çok çalışan,
verilen görevleri yerine getiren öğrencilerimiz sevinirken,üzülen öğrencilerimiz de vardı.
Karikatür:Asuman DEMİRKAPI Zafer İ.Ö.O. Görsel Sanatlar Öğretmeni Ama hiçbir şey için geç değil. Çünkü önümüzde koskoca bir dönem daha var. Yaptığımız hatalardan ders alarak ,bu hataları önümüzdeki dönem tekrarlamazsak, derslerimize çalışır, öğretmenlerimizin istediği gibi öğrenciler olursak, II.dönem daha güzel karneler getirebiliriz. Tatilde kitap okumayı unutmayalım. Tüm öğrencilerimize iyi tatiller dileriz.
OKUDUM, YAZDIM. KURDELEMİ TAKTIM.
Yoğun geçen okuma ve yazma döneminin ardından
31 kişilik sınıfımızda 29 öğrencimiz I.dönemin sonu itibariyle okumaya geçmişti.
Çok daha önceleri, hatta kasım ayının sonunda dahi okumaya geçen öğrencilerimiz olmasına rağmen
kurdele takmak için sınıfımızın çoğunun okumaya geçmesini bekledik.
Bu yüzden kurdele takmak için acele etmedik.
Bugün kırmızı kurdelelerini takan öğrencilerimizin gözlerinden
okuma ve yazma öğrenmenin mutluluğu okunuyordu.
Mutlu olmakta, sevinmekte haklılardı.
İstedikleri her şeyi kendi başlarına okuyabiliyor ve istediklerini yazabiliyorlardı.
Bundan daha büyük sevinç olabilir miydi?
Olamazdı tabii ki…
Artık ellerinde, hayatları boyunca kendilerine her kapıyı açacak bir anahtar vardı.
Öğrencilerimizin okuma yazma çalışmalarında desteklerini esirgemeyen
değerli velilerimize çok teşekkür ederiz.
GEÇMİŞ OLSUN MUHAMMED FATİH…
Arkadaşımız Muhammed Fatih SAYAN
23.02.2009 tarihinde
Gebze Fatih Devlet Hastanesinde başarılı bir ürolojik ameliyat geçirdi.
Arkadaşımızın ameliyatı iki saat sürdü ve 25.02.2009 tarihinde taburcu oldu.
Biz de sınıfımızdan oluşturduğumuz bir heyetle tüm sınıf arkadaşlarımız adına
arkadaşımıza 27.02.2009 Cuma günü geçmiş olsun ziyaretinde bulunduk.
Ziyaretimize bazı öğrenci velilerimiz de katıldı.
Muhammed Fatih’i çok iyi gördük.
Neşesi yerindeydi.
Okulunu çok özlediğini belirtiyordu.
Öğretmeninin ve arkadaşlarının ziyareti onu çok mutlu etti.
Arkadaşımız önümüzdeki günlerde kontrollerini yaptırdıktan ve gerekli istirahatını yaptıktan sonra
aramıza katılacak ve o çok özlediği okuluna kavuşacak…
Tekrar çok geçmiş olsun Muhammed Fatih…
Tüm 1-B sınıfı seni çok seviyor.
Senin çabucak iyileşip aramıza katılmanı bekliyoruz.
Acil şifalar dileriz.
“KÜTÜPHANEDE HIRSIZ VAR”
03.03.2009 Salı günü okulumuzda,
Kocaeli Bölge Tiyatrosu oyuncuları tarafından sergilenen
“Kütüphanede Hırsız Var” oyununu izledik.
Kitap sevgisinin anlatıldığı oyun öğrencilerimiz tarafından ilgiyle izlendi.
OYUN HAKKINDA…
“Kütüphanede Hırsız Var”
Yazan: Muharrem BUHARA
Yöneten: Burhan AKÇİN
Müzik Düzenleme: A. Ağah EROĞLU
Sahne Tasarımı: Erhan DEMİRAY
Koreografi: Eylülcan AKÇİN
• Oyuncu Sayısı: 6 • Süresi: 45 Dakika
Kütüphanede kitaplar birbirlerine sokularak güven içinde mutlulukla yaşamaktadırlar.
Ne kadar çok misafir gelirse, ne kadar kapakları açılırsa o kadar mutlu olmaktadırlar.
Misafirlerini çok sevmektedirler. Bu yüzden sık sık fuarlara sergilere, imza günlerine katılmaktadırlar.
Bunların içinde canlı olanlar da vardır.
Kitapların canlı olanları kütüphaneyi korumaklar görevlidirler.
Çünkü okuma yazma bilmeyen birkaç kişi, onları çalarak satmak istemektedir.
Hırsız olarak fırsat kollayan bu kişiler kılık değiştirerek kütüphaneye girerler.
Ancak canlı kitaplar onları tanımakta gecikmez.
Seyirci çocuklarında da oyuna katılımları ve yardımları ile her defasında dışarı atarlar.
Bu başarılarını her bölümün sonunda şarkılarla kutlayarak ikinci bölümün hazırlıklarına başlarlar.
Bu şekilde süren oyunun sonunda hırsızlar okuma yazma öğrenmeye karar verirler.
Çünkü başlarına gelen olaylardan dolayı çok yorulmuşlardır.
Okuma yazma öğrendikten sonra kitapların içine bakarlar ki tüm dünya oradadır.
Yaptıklarına pişman olurlar.
Kütüphanedeki kitaplardan ve seyirci çocuklardan özür dileyerek, onlar da kütüphanede yaşamaya karar verirler.
Mutluluk içinde hep birlikte şarkı söyleyerek dans ederler.
KÜTÜPHANEDE HIRSIZ VAR-VİDEO
3475353
kutuphanede-hirsiz-var-2
kutuphanede-hirsiz-var-3
kutuphanede-hirsiz-var-4
3469550
3469771
3478248
İşte gripten korunmanın formülü Sağlık Bakanlığı, grip ve soğuk algınlığından korunmak için bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bunun için dört besin grubunda bulunan çeşitli besinlerin en az 3 ana ve 3 ara öğünde yeterli miktarlarda alınması gerekiyor. İmkanlar dahilinde her gün mevsiminde bol meyve ve sebze tüketilmesi öneriliyor. Kış aylarında vücut direncini artırmak ve vücuda yeterli miktarda vitamin ve mineral alınmasını sağlamak için sebze ve meyve çeşitlerinden yararlanılması gerekiyor. Savunma sistemini güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin, havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma, greyfurt gibi meyvelerin tüketimi önem taşıyor. Bakanlığın diğer önerileri şöyle: "Gerek C vitamini ihtiyacının karşılanmasında gerekse de sıvı alımına katkı sağlaması açısından taze sıkılmış meyve sularının tüketilmesi de önem taşımaktadır. Meyve sularının tüketiminde önemli olan sıkıldıktan hemen sonra tüketilmesidir. Çünkü meyve suyunun bekletilmesi C vitamininin azalmasına neden olmaktadır. E vitamini de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı vücut direncini arttırmakta, A vitamininin okside olmasını da engellemektedir. E vitaminin iyi kaynakları olan; yeşil yapraklı sebzeler, fındık ceviz gibi yağlı tohumlar ve kuru baklagillerin yeterli miktarlarda tüketilmesi önemlidir. Kış aylarında mahrum kalınan güneş ışınları, vücudun D vitamini gereksiniminin karşılanamamasını neden olmaktadır. Kemik ve diş sağlığı açısından önemli olan D vitamini, güneş ışınlarıyla deri tarafından üretilen bir vitamindir ve besinlerde pek fazla bulunmaz. D vitamininin yanı sıra balık, beyin fonksiyonlarının gelişimi için gerekli çoklu doymamış yağ asitleri (omega 3), kalsiyum, fosfor, selenyum ve iyot mineralleri ile E vitamini için de iyi bir kaynaktır. Bu nedenle kış aylarında imkanlar dahilinde haftada 2-3 kez yenilmesi önerilmektedir. Kış aylarında genellikle meydana gelen beslenme alışkanlıklarının başında, daha yağlı yiyecekleri tüketmeye olan eğilimdir. Yağ tüketimine özellikle dikkat edilmeli, katı margarin ve tereyağından kaçınılmalı, yoğun yağlı etlerden uzaklaşılmalıdır. Kış aylarında vücut ağırlığı kontrolünün sağlamasında; basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli besinler yerine kepekli ekmek, makarna, bulgur gibi tam tahıl ürünlerinin tüketilmesine özen gösterilmesi, enerjisi yüksek hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar, meyve tatlılarının tercih edilmesi, hareketsizlik nedeniyle artan sindirim problemlerinin önlenmesinde posa içeriği yüksek kuru baklagillerin tüketilmesi (haftada 2-3 kez) ve düzenli fiziksel aktivite yapılması önemlidir. Genellikle kış aylarında özellikle çocukların sevdiği sebzeler azdır. Çocuklara pırasa, kereviz, ıspanak gibi kış sebzelerini zorlayıcı tavırlar ile yemek yemelerini sağlamak birçok anne için problemdir. Bu nedenle ısrar etmek yerine bu sebzeleri değişik şekillerde sunmak belki de daha faydalı olacaktır. Örneğin; kereviz yemeğini sevmeyen çocuğunuza, bu sebzeyi rendeleyerek, yoğurda karıştırmak, içine bir miktarda ceviz ekleyerek çocuğa sunmak, aynı şekilde ıspanak yemeğini sevmeyen çocuklara, ıspanağı bir iç olarak kullanarak; börek, poğaça ya da krep yapılması ve çocukların bu besinleri tüketmeleri sağlanmalıdır. Vücut ısısını dengede tutabilmek için bol sıvı alımı gerekmektedir. Yeterli sıvı alımı vücutta oluşan toksinlerin (zararlı öğeler) atılması, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesinde son derece önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle, her gün en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında ıhlamur, adaçayı, kuşburnu çayı, açık çay gibi içecekler tercih edilmelidir."